TARIM VE KÖY DERGİSİ SAYI:128 TEMMUZ-AĞUSTOS 1999
TAHIL VE BAKLAGİL TOHUMCULUĞUMUZ
Prof. Dr. Hasan Hüseyin GEÇİT Arş. Gör. Nurdan ŞAHİN Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü
Toprağa ekildiği zaman yeni bir bitki meydana getirebilen her türlü ürün tohumluk olarak bilinir. Çiçek açıp, daha sonra tane meydana getiren ve canlı olduğu için de ekildikleri zaman yeni bitki oluşturan buğday, mısır, fasulye gibi bitkilerin taneleri ise tohum olarak bilinir. Her tohum bir tohumluk olmasına rağmen, her tohumluk bir değildir. Bir asma dalı toprakla temas ettiği zaman yeni bir asma meydana getirebildiğinden tohumluktur. Ancak, çiçekten meydana gelmediği için tohum değildir.
Bitki yetiştiriciliğinde esas amaç; birim zamanda, birim alandan en yüksek verimi alabilmektir. Verimi belirleyen etkenlerde, başta tohumluk (çeşit) olmak üzere, iklim ve toprak faktörleri şeklinde sıralanabilir.
İklim faktörlerinin değiştirilmesi hemen hemen imkansızdır. Hava sıcaklığı ve rüzgar gibi etmenlerin değiştirilmesi mümkün değildir. Toprak faktörlerinin ise bazıları iklim faktörleri gibi değiştirilemezken, bazıları değiştirilebilir. Ancak, bunların değiştirilmeleri oldukça zor ve masraflıdır. Örneğin; topraktaki organik madde miktarını ağırlık olarak, %1 oranında artırabilmek için bir dekar (dönüm) alana yaklaşık 2-3 ton organik maddenin verilmesi gereklidir. Tohumluğun değiştirilmesi ise iklim ve toprak faktörlerine göre oldukça kolay ve ucuzdur.
Bitkisel üretimde yüksek verim alabilmek için bölgede mevcut iklim ve toprak faktörleri ile yetiştirilecek çeşidin isteklerinin paralel hale getirilmesi gereklidir. Bu paralellik ne kadar iyi sağlanırsa verim o kadar yükselecek, paralellik ne kadar az sağlanırsa verim o kadar düşecektir. Bu üç temel faktör içerisinde en kolay değiştirilebilen çeşit yani tohumluktur. Çeşit değiştirilerek bitkinin istekleri, bölgenin iklim ve toprak özelliklerine uygun hale getirilmelidir. Bu yönüyle tohumluk bitki yetiştiriciliğinde oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bölgenin iklim ve toprak şartlarına uyabilen tohumluk seçildikten sonra, bitkinin gelişme devrelerine göre, iklim ve toprak istekleri değişiklik gösterdiği için yetiştirme yöntemleri ile de üç temel faktör arasındaki paralelliğe katkıda bulunulabilir. Örnek olarak, kışlık buğday ekilip ilk toprak yüzüne çıktığı zaman; düşük sıcaklık, az ışıklanma ve yüksek nisbi nem ister. Bu şartların sağlanabilmesi için kıştan hemen önce (Orta Anadolu koşullarında ekim ayında) ekimin yapılması gereklidir. Başaklanma zamanında ise yüksek sıcaklık, bol ışık ve düşük hava nemi ister ki, bu gelişme döneminin mayıs-temmuz aylarında yaşanması gereklidir. Kışlık olarak ekim yapıldığı zaman başaklanma mayıs ayında, hasat olumu da temmuz ayında gerçekleşir, sonuçta yüksek verime ulaşılır.
Bölgeye uygun çeşidin zamanında ekilerek yetiştirilmesi yüksek verim elde etmenin birinci şartıdır. Çeşitte veya ekim zamanında hata yapılacak olursa yüksek verim elde etme şansı kaybedilmektedir. Orta Anadolu koşullarında Seri-82 veya Sadova gibi buğday çeşitleri ekilirse ya da Bezostaya gibi mutlaka kıştan önce ekilmesi gereken çeşitler ilk baharda ekilecek olursa, hemen hemen hiç tane ürünü alma şansı kalmaz.
Öncelikle bütün bölgeler için uygun bitki çeşitlerinin geliştirilip tohumluklarının çiftçilerimize tanıtılarak dağıtılması gereklidir.
Çeşidin değiştirilmesi, kullanılabilecek tohumluk kadar ürünün satılıp aynı miktar yeni çeşide ait ürünün belki biraz yüksek fiyatla alınması ile sağlanacaktır. Daha çok işçilik masrafı ortaya çıkacaktır. Kaldı ki buğday gibi kendine döllenen bitkilerde değiştirilen tohumluğun safiyeti korunduğu sürece aynı ürün yıllarca (5-6 yıl) tohumluk olarak kullanılabilmektedir. Mısır ve ayçiçeği gibi melez azmanlığından yararlanılan tohumlukların ise her yıl yenilenmesi gereklidir ve bu tohumlukların fiyatları da ürün fiyatlarına göre oldukça pahalıdır.
Bölge için uygun çeşit belirlendikten sonra o çeşide ait kaliteli tohumluğun kullanılması gereklidir. Kaliteli tohumluk, fiziki karışımın az, tohum canlılığının yüksek olduğunu ifade eder. Buğday tohumluğu ele alınacak olursa fiziki karışımın azlığı içerisindeki diğer buğday çeşitlerinin, diğer tahıl ve tüm üretimi yapılan ürün tohumları ile yeni bitki meydana getirebilecek her türlü yabancı ot parçalarının azlığını, canlılığın yüksekliği ise ekilen tohumdan çıkan bitki sayısının yüksekliğini ifade eder. Tohumluğun fiziksel karışımı ve canlılık oranlarının belirlenmesi “Tohumluk Kontrolü”, bu iki özellik yönünden standartları geçen tohumluklarda ‘Kontrollü Tohumluk’ olarak isimlendirilir. Bunlara ilave olarak bitkinin tarladaki durumu da incelenir ise, bu işleme “Tohumluk Sertifikasyonu”, her üç özellik yönünden standartları geçen tohumluklarda “Sertifikalı Tohumluk” olarak bilinir.
Bölgeye uygun çeşidin sertifikalı tohumluğunun kullanılması en uygun olanıdır. çiftçinin “Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını” atasözündeki has tohumluk olarak anlatmak istediği, sertifikalı tohumlukta karşılığını bulmaktadır.
Bir çeşidin kaliteli (sertifikalı) tohumluğu kullanıldığı zaman; kalitesiz tohumluğu kullanıldığı zamankine oranla verimi, kendinedöllenenlerde (buğday, arpa gibi) % 20-30, yabancı döllenenlerde melez azmanlığından yararlandığı zaman ise (mısır ve ayçiçeği gibi) bir kaç kat artırmaktadır.
Verimi etkileyen en önemli ve değiştirilmesi en kolay faktör olmasına rağmen yine de sertifikalı tohumluğun kullanımında büyük problemler yaşanmaktadır. Tek yıllık bitkilerden buğday, arpa gibi birim alana fazla miktarda (20-25 kg/da) tohumluk kullanılan ürünlerde çiftçi satmış olduğu 2 kg ürünle, ancak bir kg sertifikalı tohumluk alabilmektedir. Buradaki tohumluk masrafı buğdayın verim ortalamasının 200 kg/da olduğu ülkemizde elde edilecek ürünün % 20-25’ine karşılık gelmektedir. Hiç bir tarımsal üretimde gayri safi üretimin dörtte ya da beşte birinin tohumluğa yatırılması ekonomik değildir. Çiftçi bir yıl sonra kaldıracağı 200 kg ürünün 40-45 kg’ını tohumluğa yatıramadığı için buğdayda bile kaliteli tohumluk kullanımında zorlanmaktadır. Mısır ve ayçiçeğinde olduğu gibi dekara 1.5-2.0 kg kadar az melez tohumluğun kullanıldığı bitkilerde ise tohumluklar çok pahalı olmakta ve çiftçi, ancak sattığı 20-25 kg ürün karşılığında bir kg hibrit tohumluğu alabilmektedir.
Pahalı olmasına rağmen sertifikalı veya kontrollü sınıfta tohumluk kullanmak isteyen çiftçiler, istedikleri çeşitlerin tohumluklarını zamanında kolayca temin etmekte zorlanmaktadırlar. Ülkemizde tohumluk üretimi ve dağıtımı en iyi olan buğdayı ele alacak olursak, tohumluğun beş yılda bir yenilenmesi gerektiği kabul edildiği takdirde, her yıl 400 000 ton kademeli tohumluğa ihtiyaç vardır. Buna karşılık çiftçiye dağıtılmak üzere üretimi planlanan kademeli tohumluk miktarı 300 000 tondur. Bunun da üretilip zamanında çiftçiye ulaştırılan miktarı, çoğu yıllarda 75 000 tonun altında kalmaktadır.
En son istatistiki verilere göre tahıl ve baklagillerdeki kademeli tohumluk ihtiyacı ve bu cinslere ait çiftçilere dağıtılmak üzere üretilmesi planlanan kademeli tohumluk miktarları aşağıda verilmiştir.
Bitkisel üretimde verimin yükseltilmesinin en kolay yolu bölgeye uygun çeşitlere ait kaliteli tohumlukların çiftçilere zamanında cazip fiyatlarla sunulup uygun yetiştirme yöntemlerinin belirtilmesidir. Tohumluk ve yetiştirme yöntemlerinin dışındaki iklim ve toprak faktörlerinin değiştirilmesi ile verimin artırılması oldukça güç ve masraflıdır.
TARIM VE KÖY DERGİSİ SAYI:128 TEMMUZ-AĞUSTOS 1999