ÇELTİK ÜRETİMİNDE MEVCUT DURUM
Çeltik Türkiye’nin bütün bölgelerinde yetiştirilmektedir, Fakat en
fazla ekiliş ve üretime sırasıyla,Marmara ve Karadeniz Bölgeleri sahiptir.
Edirne ili Türkiye çeltik üretiminin yaklaşık yarısına yakın bir kısmı
sağlamaktadır. Kişi başına pirinç tüketimimiz 6-7 kg olup, Pirinç
üretimimiz iç tüketime yetmemekte ve ülkemiz gittikçe artan oranlarda
pirinç ithal etmektedir. Verim dünya ortalamasının çok üzerinde olup, en
yüksek verim alan ülkelerle yarışmaktadır. Ülkemizde çeltik üreticilerinin
büyük çoğunluğu ileri yetiştirme teknikleri kullanmaktadır. Gübre ilaç ve
mekanizasyon kullanımı özellikle Trakya Bölgesinde çok iyi bir düzeye
gelmiştir.
Çeltik serbest piyasada fiyat bulabildiği gibi, her yıl alım fiyatları
açıklanarak TMO tarafından da alınmaktadır. Ana çeltik üreticisi olan
iller arasında Edirne, Balıkesir, Çanakkale, Bursa, Samsun, Çorum, Sinop,
Kastamonu yer almaktadır. Türkiye genelinde 59 adet çeltik fabrikası
bulunmakta ve ortalama kapasite kullanımı çok düşüktür. Türkiye’de
çeltik üzerine araştırmalar çok geç başlamış, 1981 yılında Trakya Tarımsal
Araştırma Enstitüsü Proje Merkezi Olmak üzere araştırmalar bir ivme
kazanmış, fakat, zamanla birçok kuruluş araştırmalardan vazgeçmiştir.
Yapılan araştırmalarla, yüksek verimli ve kaliteli çeşitler geliştirilmiş,
yetiştirme tekniği ile ilgili temel araştırmalar sonuçlanmıştır. Pirinç
ithalatımız son yıllarda hızla artmış, iç üretim miktarından daha fazla
pirinç ithal edilir duruma gelinmiştir.
HER YIL YAKLAŞIK 100 MİLYON DOLAR PİRİNÇ İTHALATINA
VERİLMEKTEDİR. Buna karşılık pirinç ihracatımız yok denecek kadar
azdır
SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
SORUN • Pirinç üretimimiz iç tüketimin yarısı kadar olmasına
rağmen; • Bazı yıllar, yanlış ithalat politikaları nedeniyle
çiftçi ürününü satamamakta • İthal pirinçlerle fiyat, standardizasyon
ve pazarlama stratejileri nedeniyle rekabette zorlanmaktadır
ÇÖZÜM Türkiye uzun yıllar daha pirinç ithal edecek görülmekte olup,
GATT ve DTÖ çerçevesinde pirinç dış ticareti ile ilgili taahhütlerde
bulunmuştur. O halde; 1-Hasat zamanına yakın pirinç ithalini
engelleyici değişik yöntemler bulunmalı 2-Diğer zamanlarda, pirinç
ithalatını zorlaştırıcı ve ithal maliyetini arttırıcı tedbirler alınmalı.
(bürokratik tedbirler, ihtisas gümrükleri v.b)
SORUN Ülkemizde çeltik üretimi 1938 yılında çıkarılan 3039 sayılı
çeltik üretim kanununa tabidir. Bu kanun sıtma mücadelesi ve su
düzenlemesi amacıyla çıkarılmıştır. Uygulamada çeltik üretmek isteyen
çiftçilere bir çok zorluklar çıkarmaktadır.
ÇÖZÜM Diğer
ülkelerde olmayan böyle çok teferruatlı kanun iptal edilmeli veya çok
basit hale indirilmeli. Çünkü; 1- sıtma ile çeltik ekiliş arasında
önemli bir bağ yoktur. 2- Su dağıtım ve düzenlemesi çeltik
yetiştiricilerine devredilebilir.
SORUN Çeltik üreticileri bir
araya gelip kendi sorunlarına sahip çıkamamakta, özellikle Amerikan çeltik
üreticisi birliklerinin politikaları karşında hiçbir şey
yapamamaktadırlar. Sorunların çözümünü başkalarından
beklemektedirler.
ÇÖZÜM Üretici birlikleri kanunu bir an önce çıkmalıdır. Kanun
çıkana kadar Çeltik üreticileri; birlik, dernek v.b örgütlerini en kısa
zamanda kurmalıdırlar.
Bu sayede kendi sorunlarına sahip çıkıp; politika belirleme, tohumluk
üretimi, pazarlama, kalite, teknoloji yenileme, araştırma v.b konularda
çözümler üretebilirler
SORUN Trakya Marmara Bölgesinde
çeşit sorunu Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünce geliştirilen
çeşitlerle büyük ölçüde çözülmüş, fakat diğer bölgelerde çeşit yönünden
hala bazı sorunlar vardır. Çorum’un Osmancık ilçesinin ismini verdiğimiz
Osmancık-97 çeşidi ile Karadeniz Bölgesinde de çeşit sorunu azalmaya
başlamıştır. 2000 yılında da Enstitümüzce Kıral, Demir, Yavuz isimli üç
yeni çeşit tescil edilmiştir. Özel şirketler ıslah çalışmalarına
girmemektedirler.
ÇÖZÜM Çeltik ıslahı konusunda Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü
haricinde Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü de çalışmakta fakat
çalışmaları çok sınırlıdır bu enstitüde de Karadeniz Bölgesi için
araştırmalar yoğunlaşmalıdır.
Araştırma kuruluşlarına destek artmalı, özel sektörün çeltikte ıslah
çalışmalarına girmesini sağlayabilecek önlemler alınabilir. Islahçı ve
patent hakları kanunu faydalı olabilir fakat döviz kaybına neden
olabilir.
SORUN Sertifikalı tohumluk üretimi ve kullanımı
istenilen düzeyde olmayıp %10-15 ler civarındadır. Buda kalite ve hastalık
yönünden sakıncalar getirdiği gibi verimi düşürmektedir. Tohumluk
kullanımı bir önceki fiyat durumu ile çok yakından ilgili olup uzun vadeli
çeltik üretim politikası olmadığı için tohumluk üretim ve talebinde
dengesizlikler olmaktadır. Mesela 1988 de 144 ton üretime karşılık stok ve
ithalatla 1836 ton tohumluk satılmış, 1990 ise 1034 ton tohumluk üretimine
karşılık 194 ton tohumluk satılabilmiştir.
ÇÖZÜM Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tohumluk üretici
kuruluşlara orijinal kademede tohumluk üretimini temin edebilecek
durumdadır.
Daha önce TZDK sertifikalı tohumluk üretimi yapmakta idi, son yıllarda
TİGEM ve bazı özel şirketler çeltikte tohumluk üretimine Bakanlığımızın
verdiği desteklemeler nedeniyle giderek artan bir oranda girmişler, bu
şekilde devam edilirse sorun hızla çözülecek
görülmektedir.
SORUN Son yıllarda makinalı hasat nedeniyle
kalitede özellikle kırıksız randımanın düşmesiyle yaşanan sorunlar.
ÇÖZÜM Biçerdöverle dane kuruması beklemeden % 22-24 nemde hasat,
kurutucularla kurutma, olgunlaşan taneler üzerine yağmur düşmeden, uygun
biçerdöver deviri kullanılarak hasadın bitirilmesi ve uygun çeşit
kullanılması.
SORUN Çoğu bölgede çeltik başka ürünlerin
yetişmediği tarlalarda yetiştirilmekte bu nedenle de münavebe
yapılamamaktadır. Münavebe yapmaya uygun bölgelerde de münavebe
yapılmamaktadır. Bu nedenle hastalık zararlılar zamanla artmakta verim de
düşmeler olmaktadır.
ÇÖZÜM Araştırmalarla çeltiğe uygun münavebe sistemleri bulunmalıdır.
Yağ ve yem bitkileri açığını kapatmak bakımından kışlık fiğ+soya+Kışlık
fiğ+çeltik Kanola+Soya+Fiğ+çeltik Kanola+mısır+fiğ+çeltik gibi
sistemler kullanılabilir fakat bu münavebe sistemlerinde uygun çeşitler
için uzun yıllık planlı araştırmalar ihtiyaç vardır.
SORUN Rekabet halindeki ülkelerle özellikle Mısır, ABD ile
kıyaslandığında girdilerin yüksek oluşu.
ÇÖZÜM Girdiler devlet tarafından sübvanse yöntemiyle
ucuzlatılacağı gibi çeltik üreticileri kuracakları birliklerle ilaç,
enerji, tohumluk, sulama suyu maliyetlerini düşürücü önlemler de
alabilirler.
SONUÇ • Türkiye her yıl yaklaşık 100 milyon dolar pirinç
ithalatına vermektedir. • Türkiye ekoloji olarak dünya da en yüksek
verim alan ülkelerle yarışacak düzeyde olup birim alandan alınan verim
bakımından dünyada ilk sıralarda yer almaktadır • Son yıllarda
teknoloji kullanımı,verim, üretim ve kalitede iyi yönde ilerlemeler
görülmektedir. • Çeltik üretici birlik, dernek v.b organizasyonların
kurulması pazarlama, üretim, teknoloji temini, hakların savunulması
konusunda büyük yarar sağlayacaktır. • Çeltik üretim kanunu
basitleştirilmeli veya kaldırılmalı • Pirinç ithalatında çok dikkatli
davranılmalı • Tohumluk üretimi yanısıra araştırma faaliyetlerine özel
sektörün girmesini sağlayıcı önlemler alınmalı • Girdi maliyetleri
azaltıcı önlemler alınmalı • Münavebe uygulanmalı • Üretim fazlası
ürünler yerine çeltik üretimi üzerinde durulur, pilot bölgeler seçilip
çeltik tarımı son teknoloji ile bu bölgelerde yaygınlaştırılırsa.
•
UZUN VADELİ VE PLANLI ÇALIŞMALARLA TÜRKİYE ÇELTİKTE YERLİ ÜRETİMLE
İHTİYACINI KARŞILAYACAK DURUMA
GELEBİLİR.
|